Friday, December 1, 2017

Anne! Bu makina nasıl çalıştırılıyor?



Dikiş makinası geldikten bir süre sonra annem imdadıma yetişti. ‘Hadi çıkart makinayı kutusundan da çalıştıralım!’


Bir cesaret, makinayı çıkarttım, içinden kullanım kılavuzu çıkmadı, öyle olacağını biliyordum, bir video seyretmiştim gerçi, benim Singer 3210’u kuruyor ve çalıştırıyorlar, ve herşey o kadar ama o kadar basit görünüyor ki! Fakat video seyretmekle yapmak arasında büyük fark var!
https://youtu.be/rCXmT4jIiiY
Yine de ilk işlemler büyük yetenek gerektirmiyor. Makinayı mutfak masasının üzerine koydum, tek bir kablosu var zaten, taktım, kabloyu da prize taktım, pedalı yere koydum. Annemin makinasının pedalını biliyorum, yere konulunca sağa sola kaymaz, benim makinanın pedalı oyuncak gibi, yerde durmuyor çünkü kablo pedaldan ağır ve pedalı havaya kaldırıyor! Hadi bakalım hayırlısı!

Beyaz bir bez getirdim, bir de renkli makara. Annem anlatmaya başladı: ‘Önce bobini sarmak gerekir!’. Aslında bobin demedi annem, misura diyor, ama ben mühendisim ya, bobin demek hoşuma gidiyor! ‘Tamam’ dedim, çıkarttım bir plastik bobin, ipi annemin gösterdiği gibi taktım, ama beceremedim tabii ki. Çok büyük hayal kırıklığı! İp bir türlü bobine sarılmıyor. Alta kaçıyor, ters yöne gidiyor, olmuyor bir türlü. Neredeyse bırakacağım, neyse annem sardı sonuda. Bu sefer bobini makinanın içine yerleştirmek lazım. Onu da annem gösterdi. Ben de denedim ama nedense ben deneyince bobin aynen dışarı çıkıyor! Moral bozucu, ne zaman dikiş dikeceğiz? Sırf hazırlığı 15 dakika sürdü! Sonunda beyaz bez parçasını yerleştirdık iğnenin altına ve pedala bastım! Acayip eğri çirkin bir dikiş! Dikiş eğri ama annem ‘makinan çok güzel dikiyor’ dedi. Pek inanamadım o sırada ama tecrübe başka birşey işte, çok haklıymış, makinam çok güzel dikiyormuş meğer. Ama tabii ben o sırada bunu bilmiyordum, tek bildiğim şey, uyduruk on santimetre uzunluğunda bir dikiş atmak için 20 dakikalık bir boğuşma! Ama olsun, çalıştırdım ya makinayı bu da önemli. Annem de epey moral verdi: ‘Makinanla sen birbirinize alışacaksiniz merak etme!’. Alışacak mıyız?

Bu ilk performansımdan hiç memnun kalmadım, ama en azından makinayı kurmayı ve çalıştırmayı öğrendim o gün. Sonra mı? Annem evine döndü, bana öğretmen lazım. Kim öğretecek? Youtube!  Sabah kalk, çocukla ilgilen, okula götür, işe git, işten okula git, eve gel, yemek yap, yedir içir, oyna, yatır çocuğu, ve youtube! Böyle sanırım bir ay falan hergün bir birbuçuk saat youtube’da yeni başlayanlar için dikiş videoları seyretmeye başladım. Meğer ne büyük hazineymiş o youtube! Bir hobi için mutlaka önce biraz yatırım yapmak gerekiyor, böyle kendi halinde ufak bir hobi için en büyük yatırım zaman. Zaman yok kimsede bugünlerde. Herkes meşgul. Ama demek ki bana da annemden geçmiş, boş duramıyorum, benim dinlenme şeklim de bu!

Youtube seyrederken, kendime ufak ufak proje de seçmeye başladım, ve fark ettim ki aşağı yukarı videoları çeken herkesin makinasının yanında aynı alet edevatlar var ve çok işe yarıyorlar: rengi hep yeşil olan bir biçki tabanı, koca bir cetvel, ve dönerli kumaş kesme aleti. Eh, madem bunlar lazım, siparişimi verdim ben de:



Bütün bunlar olurken, kızım da aslında katıldı bana kendince. Ona evdeki artık kumaşlardan verdim, küçük parçalar kesti haftasonları, ben videoları seyrederken, düğme kutusunu boşalttı, doldurdu, bir daha boşalttı, bir daha doldurdu, kendince yerleştirdi, ve beraber hem şarkılar söyledik, hem de çok güzel vakit geçirdik yağmurlu bahar günlerinde.

Yarın: İlk dikiş projesi

Not: Ben birkaç ay önce makinayı ilk defa açacakken henüz keşfetmediğim bir youtube kanalı buldum sonradan: Singer Türkiye 
Türkçe dikiş videoları çok değil, olanlar da iyi değil, ama Singer’in videoları çok güzel. Makinayı kurmayı anlattıkları bu video da hiç fena değil:





No comments:

Post a Comment