Wednesday, December 20, 2017

Dikiş makinamı çok seviyorum!



Evet bayılıyorum Singer’ime! Ne komik aslında, hiçbir zaman sevmedim gır gır gürültü yapan dikiş makinalarını, iğne iplikleri... ama hayatta herşeyin bir zamanı var demek ki. Şimdi mesela bir sebepten taşınacak olsam başka yere, ‘iş için bir seneliğine şuraya gideceksin’ dense mesela, ‘dikiş makinam olmadan asla’ diyecek hale geldim!

Annem dikiş dikerken makinasına çok itina eder, iğnelerini değiştirir, bobinin takıldığı yuvayı küçük fırçalarla temizler, makinasını yağlardı. Bunları biliyorum tabii (ki o makina bugün hala tıkır tıkır çalışıyor, hiç makina değiştirmedi annem, onun makinası Pfaff, 35 senesi vardır en az) fakat dikiş ayağını değiştirdiğini hiç görmedim. Yanılıyor olabilirim, çünkü ilik açmak için dikiş ayağı değiştirmek gerekiyor. Önümüzdeki bahar annemi ziyarete gideceğim ve makinayı iyice inceleyeceğim, kim bilir oradayken de belki bir iki proje yaparız kızımla!

Öğretmenim youtube’da dikiş videoları seyrederken, ki bir ara takıldım hep ‘quilting’ videosu seyrediyordum, yani önce patchwork yapılıyor, sonra elyaflanıyor ve üzerine serbest dikişle motifler yapılıyor. Quilting kelimesi yorgancılık diye çıkıyor çeviri sitelerinde. Yorgan yapımı değil tabii benim seyrettiğim videolar ama dikiş prosedürü olarak aynı sanırım. Bu videoları seyrederken ‘serbest dikiş’ olayına hayran kaldım. Zor bir teknik bu ama öğreneceğim. Normal dikiş ayağı ile (standard pressing foot) yapılmıyor. Dikiş ayağını değiştirmek gerekiyor. ‘Embroidering foot’ denen bir ayak var. Türkçesi ‘yama kapitone ayağı’. Bu çeviriden eminim çünkü Singer Türkiye sitesinde buldum. İşte bu kapitone ayağını Amazon’da ararken ne göreyim? 32 çeşit dikiş ayağı setleri var, hem de sudan ucuz! Ben bir dikiş ayağı ararken 32 tane birden buldum! Hemen sipariş ettim ve birkaç günde geldi!

Singer’imi çok seviyordum zaten ama bu dikiş ayakları gelince makine bir hazine oldu benim için! Bu ayakların hepsi oluyor makinaya. Tabii hepsiyle dikiş dikmedim daha, çünkü öncelikle hangi ayak ne yapıyor onu anlamak lazım, sonra biraz pratik yapmak lazım. Şu ana kadar kullandıklarıma bayıldım! Aplik ayağı ve yün dikme ayağı en çok kullandıklarım oldu. Fırfır yapanı var, gizli dikiş yapanı var, biye dikeni var, saten ayağı, kıvırma ayakları... var da var! 

Her bir dikiş ayağı için önce bir eğitim videosu seyretmekte yarar var. Youtube’da çok video var, ben en çok bir ingiliz kızın videolarına bayılıyorum. Üşenmeden hepsi için teker teker bir video yapmış ve çok da güzel anlatıyor. 


Yeni bir dikiş ayağı deneyeceğim zamanlar bu videolara bakıyorum.

‘Ne yaptın bunlarla?’  diyecek olursanız, mesela yün dikme ayağıyla hamileyken kullandığım kocaman el örgüsü kazağımı kesip bir elbise yaptım kızıma. Yine aynı gün anneannesinin ördüğü bir elbiseyi kestik, çünkü giydiği zamanlar küçüktü ve çok kirletiyordu, yıkaya yıkaya elbisenin üst kısmı çok yerinden sökülmüştü. Belinden kestim mini etek yaptım kızıma. Ayrı bir yazıda anlatayım diyorum ballandıra ballandıra, çünkü çok çok faydalı bir dikiş ayağı o ve bir sürü proje var aklımda kış bitmeden, onları da yapalım öyle anlatacağım.

Nasıl sevmem ki dikiş makinamı, koca bir ufuk açtı bana!





No comments:

Post a Comment