Tuesday, November 6, 2018

Çift taraflı balerin çantası



“Anne balerin çantası yap bana!”
Yapalım bakalım! Ama anne bu aralar ‘çift taraflı’ çantalara sardırdığı için öyle normal bir balerin çantası yapmak olmaz! Bir hafta boyunca düşündüm, acaba nasıl yaparız çift taraflı sırt çantası diye, sonunda bir yolunu buldum! Acaba lisans hakkı için başvursam mı? 

Şaka bir yana, bir cumartesi sabah Lara’yla beraber başladık çantayı yapmaya. Her iki yüz için oldukça kalın, döşemelik pamuklu kumaşlar seçtim. Ikea’da var bu kumaşlardan, hem hesaplı hem de güzel kumaşlar çanta yapmak için. Kordonu bir arkadaşım hediye etmişti, torununa oyun torbası yapmıştık, ondan arta kalan kordon. Amazon’dan sipariş ettiğimiz rengarenk düğmeler de yavaş yavaş yerlerini buluyorlar. Pembe iri düğmeler seçtik, düğmeleri sırt çantasının her iki yüzüne de diktim. Yani toplam 4 düğme var. İki ilik var. Ben az ilik açmak için bu yöntemi seçtim ama dört ilik açıp iki düğme dikmek de mümkündü. Düğmeleri ve ilikleri kot pantolon kumaşına diktim ve düğmeli kot pantolon parçalarını da sırt çantasının her iki yüzüne diktim. İliklerıkordona diktim. Çantanın agzını büzen kordon, çantanın iki yanından dışarı çıkıyor, ve içeri de giriyor. Böylece çanta ters yüz edildiği zaman kordonlar bu sefer yine çantanın dışında kalmış oluyor ve uçlarındaki ilikler düğmelere takılarak yine sırt çantası oluyorlar.

Lara’yla önce balerinleri kestik, Lara’nın babasının eski bir kavuniçi renkli gömleğinden balerinlerin vücutlarını kestik. Burada püf noktası, bu kumaşları önce ‘heat and bond’ denilen bir malzemeye ütüyle yapıştırmak, sonra şekilleri kesip kumaşın üzerine ütülemek. Bu şekilde kesilen kumaş parçaları ana kumaşın üzerine dikilirken buruşmuyor, kaymıyorlar. Tok bir görüntü oluşuyor işin sonunda.






Tam bu noktada upuzun yazdığım yazımı kaydedemeden kaybettim! Gerisini resimler anlatsa?









Burada bir parantez açayım. Makinada serbest nakışla yaptım bu siyah dikişleri. Biraz alıştırma istiyor. Her seferinde biraz daha iyi yapıyorum ama!



Lara’nın adını da makinada nakışla yazdım. Kalın bir nakış ipliği kullandım. Çok güzel oldu.
Lara bu eteği uzun istedi. Ben kısa olsun diye ısrar ettim. Biraz kavgalaştık ama sonra anlaştık!





Bu hafta bale dersine yeni çantasıyla gidecek Lara!





Tuesday, August 7, 2018

Beklenmedik (güzel) gelişmeler oldu!







Küçüklüğümden beri hediye almayı sevdiğim kadar hediye vermeyi de çok severim. Hele verdiğim hediye kişiye özelse! Meraklıydım, örgü örmeyi ve tığ işi yapmayı öğrendim daha küçükken. Ailemizde mutfağında benim yaptığım tutacaklardan olmayan bir ev yoktu! Anneannem, babaannem, büyükannem; herkesin evine bir küçük hatıra bırakıyordum. Daha sonra sevdiklerime bereler, kaşkollar, kazaklar örmeye başladım! Amerika’ya AFS ile gittiğim sene (buz gibi Montana’ya), ev ahalisi örgü bildiğimi öğrenince seve seve evdeki herkese birer kazak ördüm. İşin güzel tarafı, rengini, modelini tarif ediyorlar (akıllarındaki mükemmel kazağı yani), sonra ona göre yün alınıyor ve ben okuldan sonra onlara hayallerindeki kazağı örüyordum. 

Bu böyle yıllarca devam etti. 

Lara doğmadan önce ona pembe bir battaniye yaptım tığ işi. Sonra bir iki ufak elişi daha yaptım, ama Lara kendine has ilgi, beceri ve istekleriyle geldi. Makası çok seviyordu, ve kesmeyi. Kağıt, kumaş... yönlendirince elinden süper işler gelebileceğini fark ettim. Bu blogda uzun uzun anlattım zaten, dikiş makinası ile maceramızın nasıl başladığını. Küçüklüğümden beri beni korkutan o alet, Lara’nın üretkenliği sayesinde ilgimi çekmeye başladı. Sonrasını buradan okudunuz. O kadar hızlı ilerledik ki. ‘Anne bana bir mutfak dik’, ‘Anne bana bir ev dik’, ‘Anne bana elbise dik şurası şöyle olsun’ demeseydi, dikişi ilerletmeyecektim sanırım. Bu sene ilkbaharda Lara’nın öğretmenlerine diktiğimiz hediye çantalar ve bir iki arkadaşımın ‘bana şöyle birşey diker misin’lerinden ortaya çıkan çok şeker hediyeler, bir karar almama yardım etti. Çoktandır etrafımdakiler, ürettiklerimi satmam gerektiğini söylüyorlar. Aslında ben üretip satma fikrine çok sıcak bakmıyorum, ama birilerinin bana ‘benim için şöyle birşey yapar mısın?’ demelerini arzu ediyorum. İşte o zaman müthiş bir keyif, heyecan, dozunda stres ve yorgunlukla günü harika bitiriyorum!

Nerede yapayım bu işi, bunun kaydı kuydu vergisi nasıl olacak derken, kendime bir platform buldum: Amazon Handmade. Siteye yaptıklarımı koymaya başladım, ama siteyi aslında yapabileceklerime örnek olarak lanse etmek istiyorum. Sitedeki herşeyin aslında sahibi var ve sahiplerine ulaşmış durumda. Hepsi ‘Damla, bana şöyle birşey yapar mısın’ diyen tanıdık, arkadaş ve dostlar için ürettiklerim. Tanımadığım birisine henüz birşey üretmedim, ama neden olmasın? 

Mesela yukarıya fotoğrafını koyduğum şarap şişeli çantayı, çok büyük bir zevkle yaptım, çünkü siparişi veren arkadaşım çok aktif katıldı kumaş seçimine, şişelerin tipine, nasıl duracaklarına kadar. 
Bugün de tam dört sipariş veren başka bir arkadaşıma siparişlerini teslim edeceğim. Kızı baykuş seviyor, benden baykuşlu sırt çantası istedi, kızının arkadaşı için de kedili sırt çantası:





Lara’nın anaokulu arkadaşlarının anneleri, Eylül için çocuklarına okul havlusu, peçete, çamaşır torbaları siparişi verdiler. Üçer parçalık iki set diktim, müziği çok seven bir çocuk için. Diğer siparişlerin çizimlerini de kağıda döktüm ve annelerden onay aldım. Malzemeleri hazırladım. Şimdi tatile gidiyorum, dönüşte o siparişleri de bitireceğim.

Tabii tam zamanlı çalışma ile bu işler olur mu? Şimdilik oldu, bütün bunları üç dört haftada yaptım, gerisini zamanla göreceğiz. 

Amazon’daki siteyi bu blogun adıyla açtım, italyanca ve ingilizce versiyonlarını kullanıyorum. Lara olmasa bunlar olmazdı. Bütün ilhamı kızımdan aldım.


Amazon Handmade Almanya

Amazon Handmade İngiltere

Tabii bu arada Lara nelere yapıyor? Kumaş parçalarını kırparak hayali yemekler yapıyor, piknikler hazırlıyor... Lara için bir makas, biraz kağıt ve kumaş yeterli, hayal gücünün sınırı yok! Çocuk olmak harika birşey!













Wednesday, June 13, 2018

En güzel projemiz!



Lara’nın okulunun yıl sonu gösterisi zamanı yaklaşıyordu ve anneler aralarında ‘öğretmenlere ne alsak?’  diye yıl sonu hediyesi konuşmaya başladılar. Bu sene Lara çok güzel bir anaokuluna devam etti. Okul büyük ve çocuklar çok değişik aktiviteler yaptılar. Öğretmenler çok deneyimli ve profesyonel, sınıfındaki çocukların anne babaları da çok ‘normal’ insanlar. Bu ‘normal’ tanımlaması komik olabilir ama benim için çok önemli. Geçen seneki okulunda çok sıkıntı çektik kendini bilmez anneler yüzünden. 

Durum böyle sakin ve olumlu olunca, annelerin whatsapp chat’ına bir öneri götürdüm. Madem hediye alınacak öğretmenlere, neden çocukların da katıldığı elişi bir hediye yapmayalım? Cesaret edip, isterlerse alışveriş çantaları dikebileceğimizi söyledim. Tabii ben dikecektim, ama bakalım kabul edecekler miydi? 

Bu anneler hem akıllı, hem pratik ve iyi niyetli de bir grup. Hiç tartışmadan ‘evet’ dediler. Ben chat yapılırken bir taraftan ipad’imde bir iki eskiz karaladım. Çocukların sınıfı ‘folletti’ olarak geçiyor. Yani ‘masal cinleri’. Her sınıfın bir lakabı var. Her öğretmen için bu masal cini temalı bir eskiz çizdim. Annelerden her çocuğun evdeki artık kumaşlardan bir kalp, bir masal cini şapkası kesmesini, ve iki de iri ve renkli düğme bulup getirmelerini istedim.

Yarım saat içinde çizip paylaştığım eskizleri gerçekleştirmek konusunda neyse ki mahçup olmadım. Bir senede bu noktaya gelebilmek çok güzel benim için. Dikiş öğrendim diyemem, terzi değilim tabii ki, ama çok şey öğrendim dikiş hakkında. Lara bile patron çıkartmayı, dikiş makınası kullanmayı öğrendi!

Çantaları şu meşhur kullanılmamış eski çarşaflardan diktim. Astarlarını da annemin ve yine aynı arkadaşımın verdiği artık renkli desenli kumaşlardan diktim. Her çantada bir de cüzdan veya telefon cebi var. Sonuç gerçekten mükemmel oldu ve çok içime sindi. Öğretmenler hediyelerini görünce sevinçten ne yapacaklarını şaşırdılar. 










Hediyeleri yapmayı teklif ettiğim andan, hediyeleri verdiğimiz ana kadar geçen iki hafta biraz stresliydi itiraf etmeliyim, ama bir o kadar da eğlenceliydi. 

İlk hafta boyunca okulda Lara’nın dolabına anneler öğretmenlerden gizli gizli küçük zarfların içinde kumaş parçaları ve düğmeleri koydular, ben de her akşam hediye açar gibi açtım zarfları. Hangi kumaşın ve düğmenin kimden geldiğini unutmamak için post-it kullandım ve resim çektim, ama Lara anında hepsini ezberledi! Genç hafıza ne muhteşem birşey!

Kalpler ve şapkalar geldikçe her akşam biriktirmeden gönderen çocukların adını makinayla işledim. Bir dikiş kağıdı kullandım bu işi yaparken.


Bütün malzemeler elime ulaştıktan ve ben bütün isimleri işledikten sonra Minik Makas, o sihirli elleriyle imdadıma yetişti. Tam 44 kalp ve şapkayı milimetrik olarak dikiş kağıdından kesti. Böylece kumaşın arkasında bir destek kağıdı oldu, ve çantaların üzerine bu kağıdı çıkartmadan diktik. Bu kağıt kaymadığı sürece ıslansa da iki kumaş arasında sabit olduğu için yırtılmıyor veya topaklanmıyor, yani yıkamaya geliyor.

Lara bana çok zaman kazandırdı. O kesme işiyle uğraşırken ben de üçüncü çanta için harekete geçtim ve düğmeleri yerleştirmeye başladım.


İsimleri karıştırmamak için geçici kalemle çocukların isimlerini kumaşın üzerine yazıp resim çektim.

Dördüncü çanta için düğmeleri kağıda geçici olarak yapıştıtırıp isimleri kağıda yazdım. Bu arada Lara düğmelerden en büyük olanını elimden kapıp ağız ve yanak boyadı ve sticker göz yapıştırdı!!!

Ben düğmelerle uğraşırken Lara kumaşları kesmeyi bitirmişti, böylece ilk iki çantanın üzerine kalpleri ve şapkaları iğnelemeye, ve hatta aplik yapmaya başladım:



Aplik çok zevkli bir iş, ama çok el alıyor. İlk haftasonu bittiğinde ben sadece ilk çantayı tümüyle bitirebildim.



Hafta arası okulda bir veli toplantısı vardı ve bazı anneleri görecektim. Bitirdiğim çantayı gizlice gösterdim. Kalpli olanıydı. Bu çantayı Lara’nın sınıfını yılbaşına kadar okutan, sonra rahatsızlanarak tedavi görmeye başlayan öğretmeni için yaptık. Anneler bayıldı çantaya, benim de kendime güvenim arttı ve hafta sonu yaklaşırken her akşam düğmeli çantaların düğmelerini diktim. 

Cumartesi sabah kalktığımzda kumaş kalemleriyle çizilmesi gerekenleri çizdik. Lara oturdu ve sabırla tam 66 göz yapıştırdı çantalara!








Bu son çantanın düğmelerini makinada diktim. Saçları renkli keçeden yaptık. Her çocuğun saç rengi ve şekline Lara karar verdi. Kendi saçlarını pembe ve tek taraftan örgülü istedi!!!

Cumartesi öğleden sonra çantaları bitirdik!  O kadar tatlı oldular ki, annelerden birinin dediği gibi, dört çantayı birbirinden ayırmak zor oldu!





Bütün bunlar olurken, anneler iki öğretmeni unutmuş olabileceğimizi söylediler. Okul sonrası destek öğretmenleri. Onlara da teşekkür kartı yaptık. Lara çok sevdiği pyssla boncuklarıyla iki masal cini yaptı (internetten örnek bulup önüne koydum tabii ki), ben de ütüledim.




Kartları renkli IKEA kağıtlarıyla hazırladık.

Ve herşeyi güzelce paketledik.






Ve mutlu son! Lara da ben de böyle önemli bir projenin altından kalktığımız için çok mutluyuz!



















Tuesday, May 29, 2018

İki saatte dikilebilen elbise



Geçen pazar sabah erkenden kalktık. Lara’yla bir elbise beğenmiştik Burda dergisinden. Patron çıkartmayı biliyor artık. Doğru pafta ve patron rengini ben buldum tabii, ama okumayı öğrendiği anda artık oturup baştan sonra kendi kendine dikiş dikecek sanırım!

Çıkarttığımız patron cok kolay, bir ön bir arka parça elbise. Arka parçayı fazla uğraşmadan kurdeleyle ensede birleşecek şekilde diktik. Kurdeleyi Lara seçti. Anneanneden aşırdığımız malzemelerden! 
Ben de yeni aldığım çok renkli nakış iplikleriyle kol ağzı ve yakayı geçtim. Singer Quantum Stylist 9960, seni çok seviyoruz! Ne ayar yapmaya gerek var, ne makas kullanmaya, iplik otomatik geçiyor iğneden. Bunlar o kadar çok zaman kazandırıyor ki! Elbiseyi dikmek yarım saat, nakışlar yarım saat sürdü. Sonra sıra biraz daha süslemeye geldi.

Lara bir gün önce yeni kumaş boyası kalemlerini küçük bir bez parçasında denemişti. Bez parçası dediğim, şu meşhur arkadaşımın hediye ettiği keten çarşaflardan bir parça. Ziyan edecek halimiz yoktu tabii. Hemen elbisenin önüne cep olarak monte ettik!

Son olarak da rengarenk bir süs taktık etekliğine. 

İşin güzel tarafı, o çarşaflar elbiseye de dönüştü, ve Lara isterse elbiseye kumaş boyalarıyla bir iki süs daha ekleyebilecek!

Oyuncaklı aksesuarlar takacaktım daha ama dedeyi ziyaret saatimiz geldi, Lara elimden aldı elbiseyi ve dedeyi ziyarete bu şekilde gitti! Sabah başladık akşamstü bitirdik. Bu kalıp o kadar güzel ki bir iki elbise daha yapmayı düşünüyorum!