Monday, January 29, 2018

Lara’nın seyyar mutfağı




Lara küçüklüğünden beri hem yemeğe çok meraklı, hem de yemek konulu oyuncaklara ve oyunlara. Eskiden beri bulduğu herhangi bir plastik ya da kartonu ‘sofra’ haline getiriyor, etrafta bulduğu kağıt, naylon, ip ne varsa küçük küçük kesiyor, sonra onları teker teker ve özenle tabak olarak kullandığı oyuncaklarının içine koyuyor ve bizi sofraya çağırıyor! Annem bizi Singapur’a ziyarete geldiğinde Lara üç yaşındaydı ve annem Lara’nın bu yemek oyunlarına çok meraklı olduğunu görünce ona çarşıdan plastik bir yemek ve çay seti aldı oyuncak. Mini minicik bu set o kadar makbule geçti ki (ve hala kullanılıyor). Lara benim eski telefon kutumu yemek masası olarak kullanıyor ve bize kahvaltı hazırlıyordu mesela Singapur’da. Her seferinde baştan oturup hazırlamak çok hoşuna gidiyordu.



O küçücük kutunun üzerine bütün kap kacaklarını sığdırmaya çalışıyordu. Oyun bitince de kutunun içine dolduruyordu. Gittiğimiz her yere de götürüyordu. Büyüdükçe, oyun da büyüyüp genişlemeye başladı. Singapur’dan döndükten sonra Lara’nın odasını da yeniden düzenliyordum ve yemek oyunlarını seviyor diye ona IKEA’dan küçük bir mutfak seti aldım. 
Aslında çok sevdi ve epey oynadı, ama kızım ‘piknik’ yapmayı seviyordu ve bu sabit mutfak piknik için uygun değildi. Yeri geliyor balkonda oyuncaklarını seriyor, yeri geliyor dışarı götürüyor, hiçbirşey olmazsa evin içinde alt ve üst katlar arasında devamlı taşıyordu oyuncaklarını ve bir türlü istediği gibi bir ‘seyyar mutfak ve piknik alanı’ yaratamamıştık ona!

Bir yaz böyle geçti, sonra bir anda benim aklıma bir fikir geldi. Neden seyyar bir mutfak yapmıyorduk Lara için? Hem ocağı, fırını olsun, hem rafları, buzdolabı, lavabosu, hem de sofra kurulacak, daha dogrusu piknik yapılacak bir alanı! Bütün plastik kap kacaklarını, yemek olarak kullanığı boncuklarını içine koysun, oyun bitince kapatsın, istediği yere taşısın. Madem öyle, neden bir çanta olmasın? Pinterest’te çok çanta gördüm, bir tane ufak da biz zaten yapmıştık Lara’yla yaz başında, yine yaparız, bu sefer dışı ev içi mutfak olur, sapı olur, istediği yere taşıyabilir!

Fikir çok güzeldi, Lara bayılacaktı, ama bununla da kalmayacaktık, yiyecekleri de yapabilirdik mesela, keçe kumaşlardan kesip diksek?
Ve başladık! Lara erişteleri, ravioli çeşitlerini kesmeye başladı, ben de gerektikçe şeffaf makarayla elde diktim:




Kesip diktiklerimiz o kadar hoşumuza gitti ki o günün geri kalanında bol bol ravioli pişirdik ve yedik! 

Seyyar mutfağı yapmaya bir hafta sonra başladık.




Öncelikle keçe kumaş kullanmaya karar verdik. Hem rengarenk, hem istediğimiz kalınlıkta olduğu için. Lara’ya neler istediğini sordum. Tabii ki yaptığımız makarnalar için raflar, ocak, buzdolabı, lavabo, ama en önemlisi ‘piknik sofrası’ hazırlayabileceği bir örtü istiyordu. İşe koyulduk, renkleri tabii ki Lara seçti, mutfağın hangi kısmı nereye gelecek, hepsini Lara belirledi.



Lara boncukları, balon kırpıkları, kımaş maşaları olmadan yemek pişirmiyor!




Bütün parçaları aplik dikiş makınası ayağı kullanarak diktim, nereyi diktiğimi iyi görebileyim diye. Her diktiğim yer çok düzgün olmadı ama o kadar da önemi yok.

Kestiğimiz çoğu parçayı zigzag makasıyla kestik. Çok tavsiye ediyorum bu makası, el işleri için hem çok faydalı hem çok eğlenceli. Ayrı bir yazımda anlatacağım çok faydasını gördüğüm birkaç yeni malzemem var çünkü.


Erişteler, ravioliler raflarına yerleşti.

Bir lavabo icat ettik, italyan üsülü evyenin üstünde ızgaralı raflarda tabak çanak kurutmak için dolap yaptık.

Bu arada benim aklıma bir fırın eklemek geldi. Poşet çay kutusunu fırın yaptık!

Mutfağı yapmamız iki haftasonu sürdü, ilk hafta belli bir yere kadar geldik sonra zamanımız yetmedi, ama Lara mutfağını bittiği kadarıyla kullanmaya başladı bile, sarıp rulo yapıp çantasına koydu ve kuzenlerine giderken yanında götürdü, orada oynamak için.

Mutfak yarım olsa da bir haftalığına epey iş gördü. Bir sonrakı haftasonu tamamladık.
Mutfağın dışının bir çanta olmasını arzu ettim, Lara rahat taşıyabilsin diye. Bir ev şeklinde yaptım, hem de bir iki yeni dikiş ayağı deneme fırsatım oldu.



Amazon’dan sipariş ettiğim renkli saten ipler ve çiçek dekorasyon ayağı ile çiçekler yaptım.



Evin bir duvarını ‘gündüz’ olarak düşündüm.

Diğer büyük duvar gece olacaktı. Bir pencere diktim, ağaç ve çiçekler ekledim. Elde diktiğim parçaları hafta arası akşamları televizyon seyrederken yaptım.

Evin kapısı olmalı tabii.
Diğer küçük duvarda da çiçekler var. Bunların renklerini Lara seçti ve kesti.

Çantanın duvarları da oldu, ama tabii bir şekilde kapanması gerekecekti. Pasta kutuları yukarıdan nasıl kapanıyorsa o şekilde yapmayı düşündüm.

Duvarları da birbirine tutturmak için çıtçıtlar taktım. Çıtçıt değil de klips sanırım. Kot düğmesi gibi. Takması çok kolay, çok kullanışlı.

Lara rahatça çantayı açıp yayıp oynamaya başlıyor, oyunu bittiğinde ise kendisi kapatıp kaldırabiliyor.

Yarım kapanmış şekli böyle, bir sonraki hamlede tamamen kapanıyor.
Oyun oynarken istediği gibi yayıyor kap kacaklarını, tencerelerini.
Kapandığında çantasını istediği yere götürüyor. Çanta bittikten sonra iki tatil yaptık ve ikisinde de yanında götürdü, otelde oynadı!

Ara sıra keçe kumaşlardan küçük eklemeler yapıyoruz. Bisküvi yaptık geçenlerde, bir de ilk dişi düştüğünde ben sürpriz yaptım ona, bir keçe cupcake yaptım, sabah yatağının yanında buldu. Hepsi seyyar mutfağa dahil oldu tabii!



Bence beraber yaptığımız en güzel işlerden biri bu oldu, çok memnunum. Hangi oyuncak böyle bir işin yerine geçer? Yaşasın elişi, yaşasın oyun!


No comments:

Post a Comment